İç Anadolu'nun kalbi ve kültür başkenti Ankara'nın güney kapısında yer alan Gölbaşı Karavan Kampı, sahip olduğu devasa Konya Otoyolu altyapısı sayesinde büyük şehirlere kusursuz ve kesintisiz bir bağlantı noktası sunmaktadır. Tesis, doğa ile buluşmak isteyen misafirler için metropol İstanbul'a 460 kilometre mesafede konumlanmakta olup, yolculuk ortalama 4.5 - 5 saat (binek araç ile) sürmektedir. Ege'nin incisi İzmir'den yola çıkanlar için 590 kilometre ve yaklaşık 6.5 - 7 saat (binek araç ile), komşu şehir Eskişehir'den ise 240 kilometre ve 2.5 - 3 saatlik (binek araç ile) konforlu bir sürüş mesafesindedir. Türkiye'nin tam merkezindeki bu stratejik konumu, tesisi son derece eziyetsiz ve cazip bir hafta sonu kaçış rotası haline getirmektedir.
İşletme, Kızılay'ın betonlaşmış ve gürültülü yapısından uzaklaşarak kentin mavi nefesi olarak adlandırılan Mogan Gölü havzasına, özel olarak Bahçelievler sapağına konumlandırılmıştır. Ankara'nın gerçek merkezine yaklaşık 20-25 kilometre uzaklıkta bulunan tesise ulaşım, Türkiye'nin en pürüzsüz asfalt arterlerinden biri üzerinden sağlandığı için yollar son derece düzgündür. Kampçılar, araçlarını lüzumsuz yere hırpalamadan ve hiçbir off-road zorluğuna girmeden doğrudan kendi kamp parsellerine yanaşabilmektedir. Kağıt üzerinde toplu taşıma mümkün görünse de, ağır karavan ve kamp ekipmanlarının lojistiği göz önüne alındığında şahsi araç kullanımı adeta zorunlu bir durumdur.
Geleneksel kamp kültürünün eksikliklerini kapatan modern bir butik doğa inzivası niteliğindeki bu tesiste, misafirlerin konforu için temiz ortak banyolar, kesintisiz sıcak su ve karavanlar için güvenli elektrik altyapısı mevcuttur. Ziyaretçilerin burayı en çok tercih etme nedenlerinin başında ise, çevreye rahatsızlık vermedikleri sürece kendi geniş ve tahsisli alanlarında saatlerce özgürce mangal yapabilme imkanı gelmektedir.
Mogan havzasının dinginliğine kapılmadan önce doğanın getirdiği bazı pratik gerçekleri unutmamak gerekir. Yaz aylarında göl ekosisteminden kaynaklanan sazlık sinekleri ve haşerelere karşı koruyucu sprey kullanılması kesinlikle şarttır. Bahar ve kış aylarında ise güneş battıktan sonra aniden bastıran dondurucu Ankara ayazına karşı termal kıyafetler ve güçlü izolasyon donanımları ile mutlaka önlem alınmalıdır.
